Ana SayfaGüncelSporEkonomiSiyasetEğitimÇevre-SağlıkYaşamBilimDiğer

Henüz Kategori Yok

Pencereyi kapat

Yazarlar

Henüz Yazar Atanmamış

Pencereyi kapat

Vefat Geleneğimizi Kaybetmeyelim…

Haber'in Özeti : ``Toplumları değerlendiren, mayalandıran, yaşatan, estetik değer kazandıran güzelliklerin bir başka adıdır geleneklerimiz. Toplumun her halinde gelenek denen güzellikleri görürüz. Bir toplumun olmazsa olmazı gelenekleridir.´´

Toplumları değerlendiren, mayalandıran, yaşatan, estetik değer kazandıran güzelliklerin bir başka adıdır geleneklerimiz. Toplumun her halinde gelenek denen güzellikleri görürüz. Bir toplumun olmazsa olmazı gelenekleridir.
Siirt’in eskiden çok güzel gelenekleri vardı. Maalesef günümüzün gelişen teknolojisi ve hayhuyları arasında bu geleneklerimizi bir bir kaybediyoruz. Bu geleneklerden biri de şüphesiz vefat geleneğimizdir.
İnsanın en sıkıntılı anları olan bir yakınını kaybettiği anlarda konu komşunun akraba ve hısımların bir anda orada olmaları ve adeta bir pervane gibi etrafında dolaşmaları o anda maddi olarak değer biçilemeyecek bir güzelliktir. Çünkü insan o anda en acılı anlarını yaşadığı bir dönemdedir ve bu dönemde etrafın da yakınlarını görmek ister.
Siirt’te bunu görmek insanın çektiği acıların nispeten hafiflemesini sağlıyor. Siirt’te taziyedeki yardımlaşma ve dayanışma yalnız acılı ailenin yanında yer almakla bitmiyor. Üç güne kadar o evde hiç yemek pişirilmez. Çünkü yemekler akraba, dost ve tanıdıklar tarafından gönderilir ve gene yakın akrabalarla birlikte yenilir. Gene üç gün boyunca bayanlar gündüzleri evde erkekler ev, yakın bir cami veya son yıllarda ortaya çıkan taziye evinde kalarak, taziyeleri kabul eder ve oralarda Kur’an ve dualar okunarak ölünün ruhuna gönderilmesini sağlarlar. Hatta burada il dışından gelip, bizim buradaki taziye geleneğini gören bir memurun gözlemini gülümseyerek hatırlayalım “Bu taziye geleneği ile Siirtliler ölüleri adeta zorla cennete sokuyorlar.”
Gerçekten de bu gün batı bölgelerimizde ölü için, bir günlük hatta birkaç saatlik telaş ve yasın ardından adeta unutulur. Bizde ise üç günün ardından üç Cuma gecesi gene ölünün evinde yakın akraba ve komşular toplanarak dua ve Kur’an-ı Kerim okurlar. O ilk Cuma gecesinin ertesi günü sabah saatlerinde hep birlikte kabir ziyaret edilerek, ölüye dualar edilir. Onun ruhuna adanmak üzere çeşitli mevsim meyveleri, ekmek helva ve benzeri şeyler, mezarlıkta bulunan çocuk ve yoksullara dağıtılır.
Geçen 3 Cuma’nın ardından 40. günde mevlit okutulur. Mevlit-i şerifte Siirt’in güzel sesli hocalarından Kur’an-ı Kerim ziyafeti verilir. Tütsüler yakılır. Bol bol dua edilir. Mevlit bitiminde de ölünün ruhuna mevlit şekeri, lokumu ve benzeri şeyler dağıtılır.
Bu güzel geleneklerimizi yitirmeyelim. Diğer güzelliklerimizi koruyamadık, bari bunları koruyalım….


25 Ocak 2010 Pazartesi, 14:58 - Bu haber 311 kez görüntülendi

Bu haberi Yazdır

 Ziyaretçilerimizin haber hakkında yorumları

siirtlı izmirden, 22 Şubat 2010 Pazartesi

size katılıyorum gerçekten siirte gelenek diye bişe kalmamış hiç bir külturumuze sahıp çıkmadık bi bu kalmıştı buda yavaşya vaş kalkıyor

 Haber hakkında yorum yaz

Adınız Soyadınız:

E-posta Adresiniz:

Yorumunuz:

 Bilim kategorisine ait diğer haberler

» Satürn halkalarının sırrı çözüldü

» Cepte görüntülü dönem başlıyor

» Çin`den korsan yazılımcılara darbe

» İşte uzayda son keşif

» Bilimin çözemediği 10 sır

» 7. Sıradayız

» Vergi Haftası Kutlanıyor

» İlçelere İnternet Evleri

» İnternet Haftası

» Www.Siirt.Bel.Tr Yeniden Aktif